(Yüzümle karşılaşınca aynalarda, şaşırıp tekrar bakar oldum. Tanıyamadığım ifadeler yerleşmiş, tuhaf. Ağlamaklı desem değil, mutlu hiç değil. Kasvetli sanırım, bir hayli de acılı.)

Aramıza başka bedenler girdi gireli, onarılması imkansız hasarlara gebe kaldı bu ruh, uçurum derinliğinde iltihaplı yaralara. Yanımda olmadığın günlerin acısından daha büyük bir felaket olmadığını düşünürdüm ama değilmiş; yanımdakinin sen olmasını istemekmiş, gözümü kapayıp açtığımda onun sana dönüşmüş olmasını dilemekmiş, mimiklerinde seni bulmaya çalışmakmış asıl felaket. Asıl acı. Gizli güçlerin esiriyken, hayalimle ağladığını, benden kurtulamadığını bilirken, bilmezden gelmekmiş felaketim
.
(Yüzüne bir kere dokunmak için sabırla bekleyen biri var burada; haberin yok, parmaklarının deydiği her tenle mezarımı kazıyorsun.)

Kalbimde hissediyorum acını, sevincini, yeni heyecanlarını; içini hissediyorum. Gözüme gözükmemeni söylediğim günden beri kalbime gözükür oldun; ruhun çarpıntılarım oldu, kurtulamıyorum. Ben, beni barındıramazken içimde, bir de sen… Kolum kangren olsa kesip atarım bulaşmasın diye başka uzuvlarıma, gözümü bile kırpmam; ama şimdi kangren olan sensin içimde. Nasıl atılır ki sökülüp ? Kangrenimsin kalbimde…

jovelia mepriz / Siyah Kahve

0 yorum Yazın:

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa